Ben Yapabiliyorum. Yine de Satın Alıyorum.



Ben Yapabiliyorum. Yine de Satın Alıyorum.


Annem derdi ki:

“Kadın kırkında tam kadın olur.”

Çünkü on beşinde başlar öğrenmeye.

Ev idaresi, çocuk, bütçe, mutfak, sabır…

Yirmi beş yıl geçer.

Kadın pişer.


Ben kırkı geçtim.

Çok şey biliyorum.

Kanaviçe biliyorum.

Etamin biliyorum.

Yorgan dikmesini biliyorum.

Zeytin kurarım, turşu basarım, salça yaparım.

Sarma sararım.

Kek, börek, poğaça, baklava yaparım.

Örgü örerim.

Ama her bildiğimi yapmıyorum.

Salçayı bazen satın alıyorum.

Sarmayı hanımeli pazarından alıyorum.

Poğaçayı fırından alıyorum.

Çünkü biliyorum ki:

Bilmek, satın almamayı gerektirmez.

Bir şeyi yapabiliyor olmak,

onu yapanın emeğini değersizleştirme hakkı vermez.


Geçen gün standımda bir kadın ördüğüm bir ürünün fotoğrafını çekmek istedi.

“Torunuma örerim,” dedi.

Çekebilirsin dedim.

Kul razı geldi.

Allah razı gelir mi, orasını bilemem.

Çünkü ipi alırken para veriyoruz.

Ama emeğe gelince “Ben de yaparım” diyoruz.

Oysa mesele yapabilmek değil.

Mesele şudur:

Bir kadının zamanına değer veriyor musun?

Bir ilmeğin içinde saatler var.

Deneme var.

Bozup yeniden yapma var.

Göz nuru var.

Yılların el alışkanlığı var.

Bu sadece ip değil.


Ben örgü örmeyi biliyorum.

Ama çok güzel örülmüş bir bluz gördüğümde “Ne uğraşacağım?” diyorum.

“Çok güzel yapmış. Makulse alırım.”

Çünkü başka bir kadının emeğine para verirken şunu söylüyorum:

“Seni görüyorum.”

Dayanışma, aynı şeyi yapabiliyor olmak değildir.

Dayanışma, yapana alan açmaktır.

Bir kadın başka bir kadının emeğini küçümsememeli.

Çünkü en iyi biz biliriz emeğin ne demek olduğunu.

Biz yıllarca görünmeyen işleri yaptık.

Çeyiz diktik, çocuk büyüttük, ev çevirdik.

Bunların çoğu “iş” sayılmadı.

Şimdi bir kadın emeğini görünür kılıp fiyat koyduğunda

rahatsız oluyorsak

belki de yüzleşmemiz gereken şey budur.

Bir dahaki sefere bir standın önünde durduğunuzda

“Ben de yaparım” demeden önce

şunu düşünün:

Yapabiliyor olmanız,

yapanın değerini azaltmaz.

Emeğe para vermek,

sadece ürün almak değildir.

Bir kadının zamanını, bilgisini ve deneyimini onurlandırmaktır.

Ben yapabiliyorum.

Yine de satın alıyorum.

Çünkü saygı, tam da burada başlıyor.

Karşındakinin emeğine saygı duymadığınız da önce kendi emeğini degersizlestiriyorsun unutma. 


Hanife Dikbıyık 

12.02.2026

Balikesir

© HanifeDikbıyık — Bu metinden kısa alıntılar, yazar adı ve kaynak belirtilerek yapılabilir. Metnin tamamı ya da önemli bir bölümü izinsiz çoğaltılamaz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sahnesiz Tiyatro: Balıkesir’de Amatör Olmak

Bir Milat Sabahı